II. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kongresi (ISRC2017) Üniversitemiz öncülüğünde gerçekleşti
  |   |

Üniversitemizin öncülüğünde, yurtiçi ve yurtdışından farklı üniversitelerin iş birliği ile düzenlenen II. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kongresi (ISRC2017), 28 Eylül-1 Ekim 2017 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirildi. Romanya, Çin, Malezya, Kırgızistan ve ülkemizden 200'e yakın bilim insanının katıldığı kongrede 60 oturumda 246 bildiri sunuldu. 
Kongreye Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu (UBYO) Müdürü Prof. Dr. Ali Rıza Gökbunar, Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özgür Çatıkkaş, Sağlık Hizmetleri MYO Müdürü Prof. Dr. Turan Gündüz ve Marmara Üniversitesi Genel Sekreteri Doç.Dr. Mehmet Ersoy ile farklı çalışmalarıyla çok sayıda akademisyen katıldı.  
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Kongre Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Gökbunar, kongreye 350'nin üzerinde bildirinin gönderildiğini ve bildirilerin kör hakemlik sistemi ile değerlendirildiğini söyledi.
Prof. Dr. Ali Rıza Gökbunar, "Kongremizde de tüm insanlığa hizmet eden bir anlayışı benimsiyoruz."
Prof. Gökbunar, kongrede sunulan ve Bilim Kurulu ile editörler tarafından seçilen bazı bildirilerin İngilizce ve Türkçe basılarak, uluslararası bilimsel literatüre katkı sağlayacağının altını çizdiği konuşmasında, "Strateji,  Türkçe'de sürme, gönderme ve gütme anlamlarında kullanılmaktadır. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kongresini düzenlerken bizim stratejimizi logomuza yansıttık. Logoda ağırlıklı olarak kullandığımız Turkuaz; dünyaya bakışımızı, temel felsefimizi ifade eder. Bu felsefe, Hoca Ahmet Yesevi ve Mevlana'nın dünya görüşüdür. Biliyorsunuz ki bir aşk ve sevgi eri olan Hoca Ahmet Yesevî; insanları kin, nefret, öfke ve intikam peşinde koşmaktan alıkoyan anlayışı benimser. Kongremizde de tüm insanlığa hizmet eden bir anlayışı benimsiyoruz. Amacımız, ortaya koyacağımız çalışmalarda dünya barışına hizmet etmektir. Diğer yandan Mevlana'nın ifade ettiği gibi bu anlayışı benimseyen tüm dünyadan bilim insanlarına kapımız açıktır. Logomuzdaki at figürü ise bir strateji oyunu olan satrancın en önemli figürlerindendir. İnsanların en yakın dostu, savaşlarda kullanılan en önemli araç, et ve sütü ile iaşe kaynağı, insanların yüzyıllarca taşımacılıkta kullandığı en önemli araçtır. Kongremizi bilimsel çalışmaya katkı sağlayan bir unsur olarak görüyoruz. Atın altındaki lale figürü ise Manisa lalesini ve çıkış yerimizi ifade etmektedir.
Kongrede farklı bilimsel disiplinden bildiriler yer almaktadır. Bu durum bazı değerli bilim insanları tarafından eleştirilmesine rağmen kongremizin temel unsurlarından biridir. Çünkü siz eğer Süveyş Kanalı'na sadece mimari bir eser olarak bakarsanız yanılırsınız. 1860 yıllarına kadar Osmanlı yöneticileri bu kanalın yapılmasını engelleyen politikalar üretmişlerdir. Fakat daha sonraki yıllarda bu büyük eser gerçekleştirilmiştir. Kanal açıldıktan sonra Akdeniz limanları önem kazanmış, yeni liman kentlerinde ekonominin yönü değişmiştir. Osmanlı Devleti bu bölgelerde yönetimini kaybetmeye başlamış ve bu bölgeler teker teker Osmanlı Devletinden kopmuşlardır. Yine günümüzde bu kanalın bulunduğu ülke hala sorunlu bir alandır. Kanal kurulduktan sonra istikrarsız ve darbelerin ülkesi durumuna düşmüştür. Kanalın korunması için Kıbrıs'a yerleşen İngiliz askeri üssü, faaliyetlerine hala devam etmektedir. Bir strateji geliştirmek istiyorsanız birçok bilimden bilim insanını bir araya getirmek zorundasınız" dedi.
Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya, "Biz, jeopolitik ve stratejik açıdan dünyanın merkezindeyiz."
Kongre Başkanı Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya ise, "Strateji, bugünkü dünyamızda önemli bir yer teşkil ediyor ve Türkiye'miz de dünyanın en önemli merkezlerinden birisi. Jeopolitik uzmanları, dünya bir tek devlet olsaydı başkenti İstanbul olurdu diyorlar. Dolayısıyla biz jeopolitik ve stratejik açıdan dünyanın merkezindeyiz. Dünyanın geleceğine hazırlıklı olmak için, stratejik konularda altyapı çalışmalarımızı sürdürmek mecburiyetindeyiz. Bu tür kongre ve sempozyumlarla stratejik araştırmaların ülkemizde sık sık yapılmasına ihtiyaç vardır. İşte bu amaçla sürdürülen ve öncülüğünü Prof. Dr. Ali Rıza Gökbunar'ın yaptığı bu kongrenin hayırlara vesile olmasını diliyorum." dedi.
Kongre Onursal Başkanı Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi,  bu yıl ikincisi düzenlenen kongreye özellikle katılmak istediğini ifade ederek, öncelikle Prof. Dr. Rıza Gökbunar ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür etti.
Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, "Bir sosyal bilimci iyi derecede felsefe, sosyoloji ve tarih bilgisine sahip olmak durumundadır."
Prof. Çelebi, "Kongreler bilimsel amaçlarını yerine getirmekle kalmıyor; aynı zamanda arkadaşlarımız bu vesileyle bir yenilenme, dinlenme, yeniden güç ve heyecan kazanma imkânını da bulmuş oluyor. Bu kongrenin özellikle uluslararası boyutta düzenlenmesi, bilimin ve bilginin evrensel olmasının bir gereğidir. Tüm dünya bilim insanları buluşmalı ve bilgiyi paylaşmak suretiyle zenginleştirmelidir. Kongrelerde sunduğumuz tebliğler belli bir niteliğe, belli bir seviyeye sahip olmak durumundadır. Bizler bilim insanları olarak, sadece belli bir alanda derinlemesine bilgi sahibi olmakla yetinemeyiz. Bilgi sahibi olan; bilen, aynı zamanda tefekkür eden, irşat eden, aydınlatan olmalıdır. Belli bir alanda derinlemesine bilgi sahibi olmak yani uzmanlık, tek başına bir değer ifade etmez. Akademideki arkadaşlarımız mütefekkir olmalı, münevver olmalı, günümüzdeki karşılığı ile aydın ve entelektüel olmalıdır. Dolayısıyla bu buluşmalar, bizim bu yöndeki çalışmalarımıza da zenginlik katmış oluyor. Strateji çok yönlü bilgiyi, bilginin interdisipliner olarak zenginleştirilmesini ve geliştirilmesini gerektiriyor. Bir sosyal bilimci iyi derecede felsefe, sosyoloji ve tarih bilgisine sahip olmak durumundadır. Günümüz Türk üniversitelerinin en büyük eksikliği, sosyal bilimler alanında ortaya çıkıyor. Sosyal bilimler alanında özgün ve orijinal çalışmaları ortaya koymakta zorlanıyoruz. Fen bilimlerinde, mühendislikte iyiyiz. Aslında batıda da fen ve mühendislik bilimlerinin gelişiminin temelinde sosyal bilimler vardır. Dolayısıyla bizler sosyal bilimler alanında sadece derleme yapan değil, aynı zamanda kendi ülkesinin tarihi ve sosyolojik gerçeklerini de bilerek özgün çalışmalar ortaya koyan insanlar olmalıyız. Bilim her ne kadar tüm insanlığın ortak malı olsa da bilginin de elbette yerli ve milli olmak gibi bir boyutu vardır. Burada yaptığımız çalışmalar ve sunduğumuz tebliğlerle; hem kendi ülkemizin bilimsel hayatına, hem de evrensel bilgiye katkı sağlamış olacağız. Bu vesileyle hepinizi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyor; kongrenin verimli ve başarılı geçmesini diliyorum" diye konuştu.
 
Haber: Protokol Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ||  basin.cbu.edu.tr ||  basin@cbu.edu.tr ||  0236 201 10 70 ||  0236 201 10 71
 Okunma Sayısı:  1027