Türk sinemasının abide ismi Ediz Hun "Sosyoekonomik Kalkınmada Doğa ve İnsan İlişkileri" konulu konferansıyla Üniversitemizdeydi
  |   |

Üniversitemizde tam anlamıyla gerçek bir sanatçıyı konuk etmenin mutluluğunu yaşadık. Halkımızın gönlünde çok müstesna bir yere sahip olan, Türk sinemasının abide ismi, bilim insanı ve Çevre Bakanlığı eski Başdanışmanı Ediz Hun, "Sosyoekonomik Kalkınmada Doğa ve İnsan İlişkileri" konulu konferansıyla Üniversitemizdeydi.
Ediz Hun ilk olarak Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi'yi ziyaret etti. Prof. Çelebi, böylesine örnek bir sanatçı ve bilim insanını Üniversitemizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirerek, Ediz Hun'a nazik ziyareti ve vereceği konferans için teşekkürlerini iletti.
15 Mayıs 2018 tarihinde, Üniversitemiz Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen konferansa; Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya ve Prof. Dr. Birol Kovancılar,   Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kilimcioğlu, Üniversitemiz Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şükran Yıldız, Üniversitemiz Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Levent Şık, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Kamil Şirin, yüksekokul müdürleri, öğretim üyeleri, Manisalılar ve öğrencilerimiz katıldı. 
Mütevazılığıyla hayranlık uyandıran, entelektüel birikimiyle bilim insanlığını müthiş bir harmanda buluşturan Ediz Hun ilk olarak; sinemaya adım atışı ve başrol oynadığı 129 filmle Türk sinemasında unutulmaz bir iz bırakmasının ardından, Norveç Oslo Üniversitesi'nde Biyoloji ve Çevre Bilimleri öğrenimine başlamasından bahsetti. 35 yaşında üniversite öğrenimine başladığını vurgulayarak, öğrencilerimize eğer isterlerse başaramayacakları hiçbir şey olmadığını, çok çalışmanın en sonunda onları hedefledikleri yere getireceğini belirtti.
Doğadaki müthiş dengeyi bozan biz insanlarız.
Hun, "Dünya nüfusu 7 milyar 624 milyona ulaşmış durumda. Oysa 1804'te sadece 1 milyardı. Çin 1 milyar 344 milyon, Hindistan 1 milyar 250 milyon, ABD 326 milyon, Endonezya 266 milyon, Brezilya 210 milyon, Pakistan 200 milyonla sıralanıyor. Bu nüfusun 4 milyar 250 milyonu şehirlerde yaşıyor. 2050 yılında nüfus 9 milyar 770 milyona ulaşacak. İşte bu, çevre konusunda en büyük problemlerin başında geliyor. Bu artışın çok sebebi var. Örneğin mortalite, yani insan kaybı azaldı. Artık yaşlılar da daha fazla ve sağlıklı yaşamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Karbon dioksit oranı 1830'larda 280 ppm'di. Yani, 1 milyon hava molekülünde 280 karbon dioksit molekülü vardı. Şu anda ise 410 ppm'i geçmiş durumda. Doğada müthiş bir denge var. Ama bu müthiş dengeyi bozan biz insanlarız. Ne yazık ki insan egosuyla birlikte doğanın tahribatı da her geçen gün artıyor" dedi.
"1987'de Brundtland Raporu Birleşmiş Milletlerde yayınlandı. Raporda ancak çevrenin korunmasıyla yaşamın devam edeceği belirtildi. Ondan hemen sonra 1992'de çevre konferansı yapıldı. Biyolojik çeşitliliğin korunması, ormanların tahrip edilmeden artırılması gibi birçok konu irdelendi. 1997'de Kyoto Protokolü geldi ve bu protokolde de karbon monoksit ve metanın kısıtlanmasının son derece önemli olduğu vurgulandı" dedi. 
Dünyadaki bütün canlılar eşit yaşam hakkına sahiptir.
Derin ekoloji kavramından da bahseden Hun, "Dünyadaki bütün canlılar eşit yaşam hakkına sahiptir. Örneğin küçük uçucuların bile büyük önemi vardır, çünkü onlar olmasa yaz aylarında hiçbir meyveyi yiyemezsiniz. İşte o meyveleri dölleyenler o küçücük tatarcıklar, arılardır. Her canlının bir hikmeti vardır" diye konuştu. 
İnsan hayatında üç sacayağı din, bilim ve sanattır.
İnsan hayatında üç sacayağının olduğunu belirten Hun, "Bunlar din, bilim ve sanattır" dedi. Küresel iklim değişikliği konusunda AB'nin bazı direktifleri olduğunu söyleyerek, "Biz AB'ye girsek de girmesek de bunları uygulamamız gerekiyor. Birincisi orman yangınlarını durdurmak ve ormanları korumaktır. İkincisi toprağın asitlenmesi sorununa son vermek, üçüncüsü ise atıklardır. Doğadan hangi kaynakları alıyoruz, buna karşılık doğaya hangi miktarda atık bırakıyoruz? Bu ikisi arasındaki denge, biyofiziksel bütçeleri oluşturuyor" dedi.
Almanya'da ağaçların nasıl korunduğunu anlatan Ediz Hun, "Orada ev aldığınızda evinizin tapusunda, bahçenizde kaç olduğu da belirtilir ve onları kesinlikle kesemezsiniz" dedi. Ülkemizin güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi alternatif enerji üretimlerine yönelmesi gerektiğini vurguladı.
Hayatta servet bir şey ifade etmez, şöhret ise geçicidir. Önemli olan insanlara eş olabilmek, onların sevgisini kazanabilmektir.
Hun, gençlere öğütlerde bulunarak, "Hayatta servet bir şey ifade etmez, şöhret ise geçicidir. Önemli olan insanlara eş olabilmek, onların sevgisini kazanabilmektir" dedi
Öğrencilerimiz ve öğretim üyelerimizin sorularını da tek tek cevaplayan Hun; sıcakkanlı tavırları, hoş sohbeti ve bilgi birikimiyle büyük beğeni topladı. Ediz Hun'un verdiği konferanstan çok önemli bilgiler edindiğini ifade eden Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi ve Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şükran Yıldız tarafından, Ediz Hun'a Üniversitemizin teşekkür plaketi ve çiçeği takdim edildi.
 
   

Haber: Protokol Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ||  basin.cbu.edu.tr ||  basin@cbu.edu.tr ||  0236 201 10 70 ||  0236 201 10 71
 Okunma Sayısı:  1065